ZEKİ MÜREN’İ KAYBETMEMİZE SEBEP OLAN O AN


70
316 shares, 70 points

                                                                ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ

Hastalığı iyice ilerlemiş, kilo almış ve doktorlar tarafından sahne alması yasaklanmıştı. 6 yıldır inzivadaydı, sahnelerden ve stresten uzak yaşıyordu. Şeker hastalığı ve kalp sorunlarıyla boğuşuyordu. Sanat ortamından iyice uzaklaşmıştı, kimseyle görüşmüyordu.


O gün yardımcısı Zeki Müren‘in yanına geldi, ”TRT’den arıyorlar Paşam” demişti. İşte bu telefon Zeki Müren’i sona doğru yaklaştıracaktı. Telefonu eline aldı, ”Buyurunuz Efendim” dedi. TRT onun için özel bir gece düzenlemek istiyordu. İzmir stüdyosunda canlı yayın olacaktı. Fakat Zeki Müren’e kesinlikle canlı yayın ve sahne yasaktı. Hastalığın bu evresinde sahne ve canlı yayın onu ölüme götürecekti. Her şeye rağmen kabul etti. ” Memnuniyetle efendim, sağolunuz” dedi ve telefonu kapattı.

                                                                       Son Sahne  24 Eylül 1996

Beklenen büyük  gün gelmişti, hep olduğu gibi büyük bir titizlikle hazırlanmıştı. İki dev ismin daha programa katılmasını istiyordu ”Muazzez Ersoy” ve ”Ajda Pekkan”. İstanbul’dan gelen özel modacısı 5 kostüm dikmişti. Zeki Müren her kıyafetine bir isim verirdi. O gece giyeceği kıyafetine de ”Son Gece” ismini vermişti. Sanki içine doğmuş gibiydi, her şeyi biliyordu, öleceksem sahnede öleyim düşüncesi varmış gibi…


Beklenen o büyük akşam geliyor, provalar yapılıyor ardından program başlıyor, kısa bir süre sonra ismi anons ediliyor. Fakat bir şeylerin ters gittiği anlaşılıyor. Kilosu ve kalp rahatsızlığının düzensizleştirdiği nefesiyle boğuşarak yerine oturuyor. Seyircilerde bir şeylerin ters gittiğini anlıyor, büyük bir endişeyle izliyorlar Sanat Güneşini.  TRT Genel Müdür Yardımcısı konuşmaya başlıyor, yanında duran ambalajdan sürpriz hediyeyi çıkartıyor. Zeki Müren’in TRT Ankara Radyosunda ilk şarkılarını söylediği mikrofon. Artık bir antika. Fakat mikrofonun ağırlığı, hediye karşısında heyecanlanışı nefesini daha da düzensizleştiriyor. Göğsündeki ağrı şiddetleniyor. Seyircilerin önünde yere düşmekten korkuyor, sunucuya tutunuyor, ”Sakın düşmeyeyim” diyor fakat hala tebessüm ediyor.

Düşersem halkımın karşısında küçük düşerim, onlara karşı mahcup olurum diyor. Ardından ”Beni dışarı çıkarın” diyor. Apar topar kameraların göremeyeceği, programa hazırlandığı odaya götürülüyor. Etrafındakilerden onu düşürmemelerini rica ediyor. Odaya girdiği an kendini yere bırakıyor…. Zeki Müren, Sanat Güneşi işte o an doğduğu TRT’de vefat ediyor. Sevenlerine işte böyle veda ediyor…

                                                                     ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ


Like it? Share with your friends!

70
316 shares, 70 points

What's Your Reaction?

Nefret Nefret
0
Nefret
Tuhaf Tuhaf
4
Tuhaf
Kötü Kötü
1
Kötü
Çok İyi Çok İyi
0
Çok İyi
Yani Yani
0
Yani
Harika! Harika!
0
Harika!
LOL! LOL!
0
LOL!
OMG! OMG!
2
OMG!
İşte bu! İşte bu!
0
İşte bu!
Bir Format Seçiniz
Kişilik Testi
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia Test
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Anket
Voting to make decisions or determine opinions
Hikaye
Formatted Text with Embeds and Visuals
Liste
The Classic Internet Listicles
Geri Sayım
The Classic Internet Countdowns
Listeyi Aç
Submit your own item and vote up for the best submission
Sıralı Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görüntü
Photo or GIF
Gif
GIF format