İstenmeyen Adamken,Yıllar Sonra Oscar ile Ödüllendirilen ‘Charlie Chaplin’


101
123 shares, 101 points
Bir zamanlar Amerika’da istenmezken, yıllar sonra Oscar ile ödüllendirilip ayakta alkışlanan adam, Charlie Chaplin. Can verdiği Şarlo karakteriyle hepimizin kalbinde taht kuran Charlie, ailesinden yana yüzü gülmeyen sanatçılardan.

Hayatın gerçekleriyle çok erken yaşta tanışan Charlie, bütün yaşadıklarının üstünden ezerek geçmiş ve kendisine birçok kimlik yaratmıştır. İşte karşınızda, oyuncu, yazar, yönetmen, komedyen, kurgucu, besteci Charlie Chaplin.

                                             Charlie Chaplin’in çocukluğu

16 Nisan 1889’da Londra‘da doğduğunda ailesinin ona verdiği isim, Charlie Spencer Chaplin‘di. Başkentin alt tabakalarındaki East Lane, Wolwart’da sefalet ve yoksulluğun ortasına doğmuştu ve burada büyüyecekti. Üstelik ciğerlerini oksijenle yaktıktan sonra tek acısı bu olmayacaktı.

Charlie’yi zor bir hayat bekliyordu. Charlie, annesi Hannah Harriet Pedlingham Hill ve babası Charles Chaplin‘in ilk ve tek çocuklarıydı. Anne ve babası müzikhollerde ve tiyatrolarda çalışan profesyonel sanatçılardı. Ancak bu sanatçı çiftin evlilikleri çok uzun süremedi. Ayrıldıklarında Charlie henüz çok küçüktü.

Bu ayrılıktan sonra Charlie, annesi ve üvey abisi Sydney ile Londra’nın nefesi kokan semtlerinde büyüdü. O bir çocuktu ve o zaman her şeyi ayırt edemiyordu. Onun için hayat öğrenmek ve oyundan ibaretti. Sahne adı Lily Harley olan annesiyle birlikte ilk kez sahnede dans edip şarkı söylediğinde henüz 5 yaşındaydı ve hayatın eğlenceli yanını o  gün bulmuştu.

Charlie eğlenmeye yeni başlamıştı ki o dönemlerde annesi sesini kaybetti. Aile için artık zor dönemler başlamıştı. Maddi durumları artık fakirliğin de alt seviyelerine kadar düşüyordu. Lily’nin psikolojisi bu duruma daha fazla dayanamadı ve onu bir kliniğe yatırdılar.

Charlie’nin hayatının zorlukları işte asıl şimdi başlıyordu.

Charlie, babası ve üvey abisi

Annesinin kliniğe yatırılmasından sonra Charlie babasının yanına gönderilmişti. Ancak bir sorun vardı. Babası Charles, hiçbir zaman onunla ilgilenmedi. Sürekli alkol tüketiyor, metresiyle yaşıyor ve babalığın sorumluluğundan çok uzakta kalıyordu.

Bu hal ve gidişat haliyle çok uzun sürmedi ve Charles, 1901’de alkol komasına girerek hayatını kaybetti. Belki babalık yapmıyordu ama varlığı olan bir insandı nihayetinde ama Charles’in ölümü ile Charlie ve Sydney bakımevlerinde ve nihayetinde sokaklarda yaşamaya başladı.

 

Charlie ve Sydney’in zorlu hayatı

Zorlu hayat kaşulları sebebiyle Charlie ve Sydney sadece bir dönem okula gidebildi. Hatta bir süre ayrı bakımevlerinde kaldılar, ki bu süreç Charlie’nin hayatında derin yaralar bırakmış anılarla doludur.

Okula gidemeyen Charlie ve Sydney de anne ve babasının izinden giderek tiyatro ve müzikhollerde çalışmaya başladılar. Çünkü açlık tüm gerçekliğiyle onların hayatında kol geziyordu.

Charlie ilk sahne deneyimini yaşadığında 9 yaşında bir çocuktu. “The Eight Lancashire Lads” dans topluluğuyla sahnedeydi. 14 yaşına geldiğinde de “Jim: A Romance of Cockayne” isimli oyunda rol almıştı ancak başarılı olmadı ve gösterimi sadece 2 hafta sürdü. Charlie aynı yıl Sherlock Holmes adlı topluluğa katıldı ve kumpanyayla turnelere çıkmaya başladı.

Gezici kumpanyalardan sinemaya adım adım

Charlie birkaç yıl turnelere çıktıktan sonra, abisinin ünlü gezici kumpanya Fred Karno’ya katıldığını duydu. Ani bir kararla onun yanına gitti. Belki farkında değildi ama bir ailenin özlemini çekiyordu ve kan bağı olan tek kişi de Sydney’di.

Abisinin yanına gitme kararı hayatının dönüm noktası olacaktı. Çünkü bu kumpanya ile Amerika’da yaptığı turneler sırasında Amerikalı ünlü yönetmen Mack Sennett tarafından fark edildi ve 1913’te Keystone Stüdyoları ile anlaşma yaptı.

1914’te Henry Lehrman yönetmenliğinde Making a Living” adlı tek makaralık filmle sinemaya ilk adımını attı. Mack Sennett sık sık doğaçlama yapan Charlie’nin yeteneğine artık tam anlamıyla ikna olmuştu. Charlie kamera önünde göz dolduruyordu.

Charlie, Keystone ile çalıştığı bir sene içinde oynadığı 35 filmle şöhret basamaklarını hızla tırmandı.

Melon şapkalı Şarlo

Charlie ne kadar çok filmde oynamış olsa da en özeli Kid Auto Races at Venice” olmuştur. Çünkü Charlie 11 dakikalık bu kısa filmde melon şapkasını takmış, bastonunu eline almış, dar ceketi, bol pantolonu ve büyük ayakkabılarıyla gerçekleştirdiği penguen yürüyüşüyle ilk kez Şarlo (Chorlat) olarak görünmüştü. Bundan sonra da artık bu karakterle anılmaya başladı.

2 sene sonra Mutual Film Corporation şirketi ile bir seri komedi için anlaştı ve bir buçuk sene içinde 12 film çekti.

Charlie Chaplin yapım şirketi kurdu

Charlie 1918’de kendi film şirketini kurdu ve birçok başarılı yapıma imza attı. Sessiz filmler çekme konusunda hep ısrarcı oldu. Çünkü hep savunduğu gibi, konuşsaydı onu yalnızca İngilizce bilenler anlayacaktı. Oysa dünya Amerika’dan ibaret değildi.

Filmlerde politik görüşünü belli etmekten geri durmadı ve Amerika’nın tepkisiyle karşılaştı. Artık Amerika’nın istemediği adam ilan edilmişti. Evlilikleri ve vergi borçlarıyla karalanmaya çalışılan Charlie, tüm bunlara katlanmak istemedi ve 1952’de ülkesini terk edip İsviçre’ye yerleşti.

Oscar goes to ”Charlie Chaplin”

Charlie Amerika’dan kovulur gibi ayrılmıştı. Hiçbir şey onu durdurmadı, durduramazdı da. Charlie nereden geldiğini, ne şartlarda yaşadığını çok iyi biliyordu. Film çekmeye ve siyasi görüşünü filmlerinde göstermeye devam etti.

Kovulur gibi ayrıldığı Amerika’ya 1972’de Oscar almak için geri döndü. Amerika bir zamanlar yok saydığı adamı şimdi ayakta alkışlıyordu.

Charlie’nin 70. yaş gününde kendine yazdığı şiir

Charlie her zaman yazmanın değerini bilen bir adamdı ve 70. yaş gününde kendine hediye ettiği şiirin bir kısmı şöyleydi:

“Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda anladım ki;
Duygusal acılar ve keder bir uyarıydı bana,
Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatan.
Biliyorum, bugün buna
‘Özgün olmak’ diyorlar…”

Charlie, yaşadığı hayatı belki de bu şiirle özetlemişti. O kesinlikle farkındalığı yüksek bir insandı. Neyin az, neyin fazla olduğunu kafasında çözümlemiş ve yeri geldikçe ceplerinden çıkarıp insanlarla paylaşıyordu.

Mesela, Charlie’ye göre Einstein anlaşılmadığı için, kendisi ise anlaşıldığı için alkışlanmıştı. Basit gibi duran bu düşünce Charlie’nin o güzel beyninden kopup gelmiş ve belli ki üzerine fazlaca düşünülmüştür.

Ve Şarlo öldü

Charlie İsviçre’ye yerleştikten 5 sene sonra 25 Aralık 1977’de uykusundayken hayata veda etti. Çocukluğunu, anne – baba sözcüğünün karşılığını kalbinden alan hayat, ondan belki de başarılı yetişkinlik ve huzurlu bir son ile özür dilemişti.

 

 

 


Like it? Share with your friends!

101
123 shares, 101 points

What's Your Reaction?

Nefret Nefret
0
Nefret
Tuhaf Tuhaf
0
Tuhaf
Kötü Kötü
0
Kötü
Çok İyi Çok İyi
0
Çok İyi
Yani Yani
0
Yani
Harika! Harika!
2
Harika!
LOL! LOL!
0
LOL!
OMG! OMG!
0
OMG!
İşte bu! İşte bu!
0
İşte bu!
Bir Format Seçiniz
Kişilik Testi
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia Test
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Anket
Voting to make decisions or determine opinions
Hikaye
Formatted Text with Embeds and Visuals
Liste
The Classic Internet Listicles
Geri Sayım
The Classic Internet Countdowns
Listeyi Aç
Submit your own item and vote up for the best submission
Sıralı Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görüntü
Photo or GIF
Gif
GIF format