Audrey Hepburn’ün İzmirli Olduğunu Biliyor Muydunuz?


3
112 shares, 3 points

Hollywood’un unutulmaz ismi Audrey Hepburn’ün ailesi uzun yıllar İzmir’de yaşamış ve Cumaovası’nda çiftçilik yapmıştı.

“Roma Tatili”nin unutulmaz oyuncusu Audrey Hepburn ile Koç ailesinin gelini Caroline Koç’un dedelerinin, Çerkes Edhem’in ve İttihad ve Terraki’nin liderlerinden Rahmi Bey’in yer aldığı bu tuhaf rastlantılar zincirinin kısa öyküsü…

Hollywood’un çok meşhur bir ismiyle İttihad ve Terakki’nin lider kadrosuna kadar uzanan pek bilinmeyen bir hadise bu.

1919 ilkbaharında noktalanan bu hadise, oldukça karmaşıktır. Bir baskın girişimiyle başlar, sonra fidye maksadıyla bir çocuğun kaçırılmasıyla gelişir ve fidyenin büyük kısmının İzmir’de yaşayan yabancılar tarafından ödenmesiyle son bulur.

Ama, 90 sene önceki bu hadisenin kahramanları, sadece Türkiye’nin tanıdığı kişiler değildir; aile bağlantıları tâââ Hollywood’a, sinema tarihinin en meşhur isimlerinden Audrey Hepburn’a kadar uzanmaktadır.


İşte, İttihad ve Terakki’nin Merkez-i Umumî yani “politbüro” üyesi olan Rahmi Bey’den Audrey Hepburn’a kadar giden hadisenin kısa öyküsü: Rahmi Bey, İttihad ve Terakki’nin liderlerindendi ve 1913 ile 1918 arasında İzmir valiliği yapmıştı. Mütarekeden sonra valiliği bırakmak zorunda kaldı, partinin öteki önde gelenleriyle beraber tutuklanıp Bekirağa Bölüğü’ne kapatıldı, İstanbul’un işgalinden sonra da İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü.

İzmir’de valilik ettiği sırada aldığı bir tedbir, Rahmi Bey’i tutukluluğu sırasında büyük üzüntülere düşürecekti: Cumaovası’nda, von Heemstra adında Hollandalı bir barona ait geniş, zengin bir çiftlik vardı. O senelerde Ege taraflarında bulunan ve tarihe daha sonraları “Çerkes Edhem” olarak geçecek olan Edhem Bey’in adamları, çiftliği basıp haraç almayı planlamışlardı.


FİDYE, 53 BİN LİRAYDI

Planı haber alan Rahmi Bey, çiftliğe jandarma gönderip baskına engel oldu ve Edhem Bey için çalıştığı bilinen birkaç kişiye de güzel bir dayak attırdı.
Edhem Bey ise, onurunun zedelendiğini ve Rahmi Bey’den intikam almak zorunda olduğunu hissetti ve intikamın yolunu hadiseden birkaç sene sonra buldu: 1919’un 12 Şubat’ında, Rahmi Bey’in Bornova’daki bir İngiliz okuluna giden sekiz yaşındaki oğlu Alparslan’ı kaçırtıp dağa kaldırttı ve Rahmi Bey’den fidye istedi.

Rahmi Bey, o tarihte artık İzmir’de vali değil, İstanbul’daki Bekirağa Bölüğü’nde siyasi tutuklu idi. İttihad ve Terakki’nin iktidardan düşmesinden sonra İngilizler’in tutukladığı İttihadçı liderler arasında o da vardı ve Malta Adası’na gönderilmek üzere Bekirağa’ya kapatılmıştı. Nesi var nesi yoksa satışa çıkartırken akrabalarıyla arkadaşlarını İzmir’e gönderdi ve fidyeyi bulmaya çalıştı.

Sabık vali, İzmir’de kendisini halka sevdirmişti. Fidyenin ödenebilmesi için yardım kampanyası başlatan İzmirliler, Ege’nin önde gelen zenginlerinden de borç istediler. Caddelere yardım sandıkları kondu ve paranın üçte biri halktan sağlandı. Geri kalan meblâğı ise Rahmi Bey’in Mahmut ve Nazmi adında iki arkadaşıyla Bornova’da fabrikatörlük eden Henri Giraud adında bir Fransız temin etti. Çerkes Edhem’e o zamanın parasıyla çok büyük bir servet olan tam 53 bin lira ödendi ve küçük Alparslan 6 Mart günü, bugünkü MİT’in atası olan Teşkilât-ı Mahsusa’nın kurucularından Kuşçubaşı Eşref Bey’in Salihli’deki çiftliğine bırakıldı. İşin asıl ilginç olan tarafı, bu kaçırılma hadisesinde ismi geçen ailelerin sonraki senelerde ne oldukları, nerelerde neler yaptıklarıydı…


AVRUPA’YA DÖNDÜLER

Çerkes Edhem’in basıp haraç almak istediği çiftliğin Hollandalı sahibi, savaştan sonra karısıyla ve kızıyla beraber Türkiye’den ayrılıp memleketine döndü, kızını bir İngiliz bankerle evlendirdi ve 1929’da bir torunu oldu. İsmini “Edda” koydular. Tam adı “Edda Kathleen van Heemstra Hepburn-Ruston” idi ama bütün dünya onu “Audrey Hepburn” diye tanıdı. Başrol oynadığı “Roma Tatili”, “Tiffany’de Kahvaltı” ve “My Fair Lady” sinema tarihinin gelmiş geçmiş en önemli filmlerinin başında yer aldı. Sonra oyunculuğu bıraktı, zamanını ve mesaisini dünyanın dört bir yanında sefalet çeken çocuklara ayırdı, UNICEF’in iyiniyet elçisi oldu ve 1993’ün 20 Ocak’ında İsviçre’de bağırsak kanserinden hayata veda edince, ardından milyonlarca kişi gözyaşı döktü.

Çerkes Edhem’in küçük Alparslan için istediği fidyenin bir bölümünü ödeyen Henri Giraud, ailesiyle beraber Türkiye’de yaşamaya devam etti. Torununun çocuğu olan Caroline, Koç ailesinin veliahdlarından biriyle, Mustafa Koç ile evlendi. Şimdi onu herkes Caroline Koç olarak tanıyor.
Ve, hadisenin asıl kahramanı olan küçük Alparslan… Almanya’da okudu, Avrupa’da senelerce yaşadıktan sonra Türkiye’ye döndü, “Arslan” soyadını aldı ve dünyadan 78 yaşında, 1988 Mayıs’ında İzmir’de ayrıldı. Tek çocuğu olan kızı Melekşah Arslan, çocuklarıyla ve torunlarıyla beraber şimdi İstanbul’da yaşıyor.

Kaynak: Murat BARDAKÇI/GAZETE HABERTÜRK


Like it? Share with your friends!

3
112 shares, 3 points

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
1
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
1
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
1
win
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format