GENÇ BAKİRE KIZLARIN KANIYLA BANYO YAPAN ‘KANLI KONTES’


0
136 shares

Elizabeth Bathory, Macar Krallığı’nın soylu ailelerinden birinin kızı olarak 7 Ağustos 1560 tarihinde doğmuştur. Elizabeth Bathory ‘”Kanlı Kontes” olarak bilinir. Bunun nedeni bir seri katil olmasıdır.


Bathory ailesi zengin ve soylu olmasının dışında, çok güçlü ilişkilere ve tanıdıklara sahipti. Elizabeth Bathory sara hastasıydı ve henüz 4-5 yaşındayken sara nöbetlerine katlanmak zorunda kalıyordu.Bundan dolayı sorunlu ve çekingen bir çocukluk geçirmiştir. Tüm bunlara rağmen genel olarak entelektüel, becerikli ve akıllı bir kadındı. 1575 sonbaharında 15 yaşındayken, 25 yaşındaki kont Ferencz Nasdasdy ile evlendi ve kendi soyadını devam ettirmek için soyadını ona verdi. Evlilikten sonra Csetjhe Kalesi’ne yerleştiler.

Evli oldukları 25 yıl içerisinde, kocası savaşa gittiği için yalnız kalan Elizabeth’in hayatı gittikçe sıkıcı bir hal alıyordu. Zaman öldürmek için saatlerce ayna karşısında güzelliğine bakıyor, genç erkeklerle birlikte oluyor ve sado-mazoşist  lezbiyen partileri düzenliyordu. Bir defasında kocasına yakalanmış olsa da kocası bu durumu affetmişti. 20’li yaşlarında kölelere işkence yapmaya başladı. Bu işkenceler gün geçtikçe artıyor ve Elizabeth’e büyük bir zevk vermeye başlıyordu. Elizabeth ”Kanlı Kontes” olma yolunda ilerliyordu…

Bir gün, genç bir hizmetçi kız, Elizabeth’in saçını tararken yanlışlıkla canını acıtır, ardından canı yanan Elizabeth’ten çok sert bir tokat yer. Burnu kanayan genç kızdan akan kan Elizabeth’in eline gelir ve Elizabeth bu kan ile kızın güzelliğini aldığını düşünür. Ardından erkek uşağı Johannes Ujvary’e kızı soymasını söyler ve kızın kollarını bir fıçının üzerinde tutarken atar damarlarını kestirtir. Genç kız öldükten sonra Elizabeth bu kanla banyo yapar. Elizabeth artık genç kalmanın yolunu bulduğunu düşünür. Bu olaydan sonra kanlı partiler başlar…

Bundan sonraki 10 yıl içerisinde Elizabeth Bathory’nin yardımcıları ona birçok güzel kız getirdiler.Kanlı Kontes, bir süre sonra büyücülüğe de merak salar ve Dorotha Szentes (Darko) adlı gerçek bir büyücüden büyü ile ilgili bilgiler almaya başlar. Bunun üzerine Darko, Elizabeth’in sağ kolu olur. Kızları bağlayıp, ayak parmaklarının arasına yağlanmış kâğıtlar koyup önlerinde ateş yakıyordu. Önce ayakları alev alan kızların sonra tüm vücutları yanmaya başlıyordu. Elizabeth bunu büyük bir zevkle izlerken gençleşme ile ilgili bir büyü ayini miydi yoksa sadece sadist bir duygu ile gerçekleştirdiği bir işkence miydi bilinmiyor. Bilinen bir başka işkence yöntemi ise, kızların ağızlarını, çeneleri birbirinden ayrılana kadar çekmesi idi. Huyu iyi olduğu günlerinde kızları soyarak erkek misafirlerin önüne çıkartıyordu. Yıllar geçtikçe masum kızların kanına olan ihtiyacı gittikçe artıyordu. Yeni işkence yöntemleri geliştirmişti. Mesela kızları tamamen bal ile kaplayıp onları böceklerin ve arıların önüne atıyordu.

Genç kızları çıplak olarak 0 derecenin altında donarak ölene kadar yıkıyordu. Kocasının ölümünden sonra, kendisiyle ve güzelliğiyle daha fazla ilgilenmeye başladı. Ardından onu gençleştirdiğini düşündüğü kan banyoları başladı. Kaleye getirilen kızların kanlarını emiyor, açılan yaralarındaki etleri yiyordu. Kanlı Kontes, alman saatçilerinden ve demircilerinden işkence aleti sipariş ediyordu. Bir süre sonra Csetjhe kalesi tamamıyla bir işkence merkezi haline gelmişti. Çivili kafeslerde kızları öldürüyor, onun için özel yapılmış bu kafeslerin altına girip, kanın akması için yapılan delikten banyo yapıyordu. Elizabeth bazen iç güzelliği için onların kanlarını da içiyordu. 

Bir süre sonra artık bu basit köle kızların kanlarının bir işe yaramadığını düşünen kontes, daha asil ailelerden köleler almaya başladı. Elizabeth’in terörü uzun yıllar devam etti. Kurban listesi gün geçtikçe artıyordu. Kanlı Kontes kurbanların isimlerini çalışma masasındaki defterine yazıyordu. Cesetler kalenin koridorları altında yakılıyor veya ormana atılıyordu. Genç kızlar eğitim veya çalıştırma adı altında kandırılarak kaleye getiriliyorlardı. 40 yaşına yaklaşmıştı ve yavaş yavaş yaşlandığının belirtileri ortaya çıkıyordu. Ne yaparsa yapsın bunları ortadan kaldıramıyor ve güzelliğini kaybetmeye başlıyordu. Bununla beraber Elizabeth’in namı çevre köylerde konuşulmaya başlanmıştı. Elizabeth ve Csetjhe kalesi hakkındaki dedikodular  Macaristan İmparatoruna kadar ulaşmıştı.

Bunun üzerine imparator tarafından, Elizabeth’in başbakan olan kuzeni Kont Cuyorgy Thurzo’ya kaleye baskın düzenleme görevi verildi. 30 Aralık 1610’da Elizabeth’in kuzeni tarafından yönetilen bir grup asker Csetjhe Kalesi’ni gece bastılar. Hepsi kaledeki korkunç görüntüden şaşkına döndü. Kalenin altında yaklaşık 50 ölü kızın cesedi bulundu. Kale basıldıktan sonra Elizabeth’in yardımcıları da cezalandırıldı. Parmakları kesilerek ateşe atıldılar ve kazığa bağlanarak yakıldılar. Acımasız seri katil, soylu olması nedeniyle ölüm cezasından kurtulmuş. Ve ölene kadar kendi şatosundaki zifiri karanlık zindanda mahkum edilmesine karar verilmiş. Yalnızca yemek ve su vermek için küçük bir deliği olan odasında esaret altında tutulan Bathory, 21 Ağustos 1614’te ölü olarak bulunmuş.

Yorum Yap

Like it? Share with your friends!

0
136 shares

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
3
confused
fail fail
1
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
1
love
lol lol
0
lol
omg omg
2
omg
win win
0
win
Hasan Sabbah

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir